Ak Parti Anayasa Komisyon Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu Gelişim Platformu’nda.
Ak Parti Anayasa Komisyon Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu “Türkiye Geleceğini Seçiyor” başlıklı söyleşi dizisinin konuğu oldu. 12 Haziranda gerçekleşecek olan genel seçimle ilgili olarak katılımcılardan gelen birçok soruyu cevaplandıran Kuzu, seçimden sonra gelecek bir koalisyon hükümetinin Türkiye’nin 10 yıllık birikimini 6 ayda tüketeceğini söyledi.
Gelişimin bence birinci şartı, istikrardır!
“Gelişim Platformu önemli isimleri davet etmiş, birçok konuk ağırlamış” diyerek sözlerine başlayan Burhan Kuzu, “Gelişim ilerlemeyi hedef alan, oda yetmez mutluluğu da göz önüne alan bir kavram. Bu manada gelişimin bence birinci şartı, istikrardır” dedi. Geçmişten günümüze siyasi ve ekonomik birçok konuya değinen Kuzu sözlerine şöyle devam etti. “Hangi ülkede istikrar varsa orada gelişim vardır. İstikrar olmayan ülkede gelişim olmamıştır. Dünyada bunun birçok örneği vardır. Ekonomi ile siyaset arasında vazgeçilmez bir bağ vardır. Bu bağlamda, eğer bir ülkede siyaset karmaşa içinde ise, karışık ise o memlekette ekonomi de karışıktır. Para yılan gibidir bir defa deliğine girdiğinde çıkarmak çok zordur, korkaktır, ürkektir ve hep ılımlı havayı sever. Bu açıdan siyaset birebir eşittir ekonomi, bizatihi gelişme” dedi.
Koalisyonlar o memlekette ciddi sıkıntı çıkarıyor
Ben koalisyonlara şiddetle karşı bir adamım. Koalisyonlar ideal gibi gözüküyor, çok hoş gibi gözüküyor. Oturduk beraber konuşuyoruz kardeşçe, sen aksın, ben kara, ortada ne var? Hepimiz Allah’ın kuluyuz. Bu manada belki doğrudur, savunması daha kolaydır. Ama istikrarı baltaladığı için koalisyonlar o memlekette ciddi sıkıntı çıkarıyor. Türkiye buna tipik bir örnektir. Ülkemiz biz gelmeden önce 1950 yılı sonrasına bakıyorum, Menderes ile 10 sene istikrar olmuş bitten pireden kurtulmuş millet o dönemleri hatırlıyorum. Çarık giyerdik. Sonra lastik ayakkabılar çıktı. Baş ucuma koyar uyurdum. 1950 – 1960 döneminde Menderes ciddi ataklarla memleketi iyi bir duruma getirdi. Vatan caddesi yapıldığında muhalefet burayı hava alanı mı yapacaksınız? dedi. Şimdi orası dar geliyor. Yıldız ve sahil yolu içinde aynı şeyleri söylemişlerdi oralarda yetmiyor. Şimdi biz devasa projeler yapıyoruz aynı zihniyet yine karşı çıkıyor. Kafa değişmiyor, dar açıdan bakılıyor, küçük olsun ben olayım, mutlu olayım tek olayım mantığı var. Tabi 1950’li yıllardaki gelişim uzun sürmedi. 27 yıl iktidarda kalan CHP’ nin iktidardan 10 yıl uzak kalması hazımsızlık yarattı. Yapılan darbede CHP’ nin büyük payı vardır. O zaman yapılan yanlı propagandaların aynısı bugün de yapılıyor. Ak Parti şurayı satıyor, burayı yıkıyor, Toki’ ye veriyor vs. O dönemde de kirli bilgi yanlış bilgi herkesi sarmıştı. Menderesin genç çocukları üniversite öğrencilerini öldürttüğü kıyma yaptığı bunları da Ankara’da, Çankaya’da, Aksaray’da asfaltın altına koyduğunu iddia edildi. Bu konuda ciddi komisyonlar kuruldu ve araştırmalar yapıldı bir çok yer kazıldı fakat sonuç bir hiç oldu. çünkü bunlar aslı astarı olmayan iftiralardı.
Menderes’ten sonra Türkiye belini doğrultamadı
Sonra Menderes asıldı ve Türkiye bir daha belini doğrultamadı. 1960’lı yıllarda Demirel geldi. Sadece 4 yıl barajlar ve okullar yapıldı. Sonraki dönemde 10 yılda 12 hükümet kuruldu. Nerdeyse 9 ayda bir hükümet değişti. Bu durumda bir şey yapamazsınız. Burada Gelişim Platformu diyorsunuz, başkanını 2 ayda bir değiştirin bakalım şu toplantıyı yapabiliyor musunuz? Sonra 80 darbesi yapıldı. 1980 öncesi millet perişan. 12 Eylül öncesinde 5 bin genç öldü üniversitelerde. Demirel diyor ki ben sizin yetkinizi mi aldım? Nasıl oldu da 11 Eylül de durmayan terör 12 Eylül de sabah şar tel indirmiş gibi tüm olaylar şak kesildi. Türkiye’nin her yerinde sıkıyönetim vardı. Ne oldu da yani bu durmayan terör birden bire durdu. O da onu soruyor. Zor dönemlerdi.
Gelen koalisyon hükümetleri ülkenin birikimini yedi!
Darbeden sonra Özal geldi bir dönem kendisi ile çalıştım. Demirel, Özal ve Erbakan. Zekâ olarak çok ileri idiler. Özal’dan sonra gelen koalisyon hükümetleri ülkenin birikimini yedi bitirdi. 1990 – 2001 arası ülkede beş gün beş günü tutmadı Demirel Hükümeti, Mesut Yılmaz Hükümeti, Erbakan Hükümeti, Çiller Hükümeti, Anasol MHP, dışarıdan destek vs Türkiye bunlarla oyalandı. Koalisyon pazarlığı yüzünden, 280 Milyonluk Amerika 12 bakanla yönetiliyor iken bizde 36 bakan vardı, şimdi 20 ye indire bildik.
Başbakanı pijama ile karşıladı!
“Koalisyon hükümetini kurduran Aydın Doğan kahvaltıya çağırdığı. Başbakan Mesut Yılmaz’ı pijaması ile karşıladı. Halen milletvekili olan ve zamanında Çillerin yardımcısı olan bir vekilin anlattığına göre Çiller Aydın Doğan’ı ziyarete gidiyor ve sitemde bulunuyor. Başbakan beni yapacaktınız neden Mesut Yılmaz oldu” diyor. Tablo buydu zaten çok sürmeden koalisyon bozuldu. 28 Şubat sürecinde hükümete gözdağı verdiler. 1995’ten sonra 28 Şubat sürecine kadar bir şeyler yapmaya çalışan kadro Erbakan kadrosu idi. Erbakan havuz sistemini getirdikten sonra indirildi, çünkü çıkar çevrelerinin önünü kesmiş oldu. Erbakan direnemedi, Çillerde direnemedi, direnmek için güçlü olmak gerekli idi koalisyonla direnemezsiniz.
Ergenekon davası bitmeli, birçok mesele bu davanın içinde!
Ergenekon davası Türkiye’de takip edilmeli ve birçok mesele bu davanın içindedir. Sivas’taki katliam, Danıştay olayları, Erzincan’daki vahşet, Çorum olayları, Uğur Mumcu’nun öldürülmesi Eşref Bitlis’in öldürülmesi… Bütün bunları orada göreceksiniz. Bu dava bitmeli, bunu İtalya yaptı, İspanya yaptı, Yunanistan yaptı, Rusya 1700 kişiyi içeri aldı. İtalya 7600 kişi gözaltına alındı bunun 4500 mahkûm edildi. İçinde siyasetçi var, muazzaf subayı var, basın mensubu var bizde basın mensubu iki tane çıktı kıyamet koptu nedeni arkası gelecek korkusu, siyasetçiler hala çıkmadı duruyor. Türkiye’de bir asker ayağı çıktı o devam ediyor. Üniversite ayağı belli oranda çıktı, geri kalan ayağı duruyor. Hâlbuki bu ahtapot gibi bir örgüttür.
Sivil toplum partiden daha etkili olabilir!
Türkiye deki küçük partiler ciddi anlamda programı, dokümanı, hazırlığı çaplı projeleri olan parti değil. Bir müddet siyasetle uğraşan, parti içi sürtüşmelere takılan gidiyor bir parti kuruyor kalanda babadan kalma gibi devam ediyor. Bunu hiçbir partiyi küçük gördüğüm manası ile algılarsanız üzülürüm. Eğer partinin yükselme gibi bir trendi yoksa kaç sene geçtiği halde hala bir şey olmuyorsa bırakmak lazımdır. Dernek kur çalış daha etkili ol. Parça parça muhalefetten ise güçlü ve tek muhalefet daha etkili olur. Avrupa da bu işi sivil toplum kuruluşları ile de yapıyorlar.