Turquality projesinin yurtdışındaki Türk markalarını desteklemesinin ardında yatan gerçek tabiî ki ihracat rakamlarını artırarak Türk firmalarını daha güçlü noktalara taşımak. Bu konuya ilişkin en çarpıcı örneği ise İpekyol Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın veriyor: “2005 yılından itibaren ihracatlarımızı 4 katına çıkardık, 10 yılda 10 dünya markası hedefi yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.”
Her şey önce bir hayalle başlar. Çalıştığımız kurum, üzerinde oturduğumuz koltuk ya da bilgisayarımız bir zamanlar birilerinin hayal dünyasında idiler. Şu an somut bir halde karşınızdalar, görüyorsunuz, dokunuyorsunuz.
Şimdi sizden hayal kurmanızı isteyeceğim...
Düşünün ki dünya jet sosyetesinin alışveriş yaptığı ünlü Newyork‘taki 5.Cadde’de, Louis Vuitton’un mağazasının yanında bir Türk Mağazası olsun ve ürünlerini Hoolywood artistleri tercih etsin.
Hayalimize devam edelim bu sefer yine bir Türk Markasının, pahalılığı ve sosyete mağazası olması ile ün salmış, Londra’daki Harvey Nichols mağazasında standı olsun ve dünyaca ünlü sanatçılar buradan alışveriş yapsın. Hayallerin sınırı yok, ama bir örnek daha verelim ve diyelim ki, öyle bir Türk Markası olsun ki, Amerikan üniversite gençliği için o ürünü kullanmak o kadar “cool” bir durum olsun ki, Amerikan Başkanının kızı dahi bu ürünün müdavimi olsun.
Evet, bu kadar yeterli... Hayal kurmayı bırakalım artık… Çünkü yukarıdaki her şey artık Türkiye için “gerçek”. Anlattığım dünyaca tanınan bu markalar ise birer Türk markaları...
Birinci örneğimizdeki firma; Gilan Mücevharat. Bahsi geçen Hoolywood artistleri ise, Nicole Kidman, Penelope Cruz ve Salm Hayek. İkinci örneğimizdeki firmamız ise Damat-Tween markası.
Alışveriş yapan dünyaca ünlü şarkıcı ise Beyonce. Üçüncüsü ise Mavi Jeans. Sürekli müşterileri de dönemin Amerikan Başkanı Clinton ve kızı Chelsa. Yıllar önce, çocukluğumda, “Türk Malı” denince bilinen o olumsuz intibanın yerini bu örneklerin almış olması beni şahsen müthiş derecede mutlu ediyor...
|